Sinif Mucadelesi

Yaşasın 8 Mart

Cuma 6 Mart 2020

Bu yıl 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününe, kadına yönelik şiddetin artması damga vuruyor. Kadınların yaşadığı her türden ayrımcılık, yoksulluk ve yoksunluk, cinsiyetçi baskı, ekonomik eşitsizlik sürüyor ama can güvenliği yakıcı bir hal aldı. Buna rağmen, siyasi iktidar, dinci gericilere ödün vermek için kendi kabul ettiği koruyucu haklardan geri adım atmaya hazırlanıyor.

Dincilerin bir süredir dillerinden düşürmedikleri İstanbul Sözleşmesi’nin gözden geçirileceğini bizzat Erdoğan açıkladı. Aile içi şiddeti, çocuk yaşta evliliği suç sayan; kadına ve çocuğa yönelik şiddeti önlemeyi, bildirmeyi ve cezalandırmayı kamunun görevi sayan sözleşmenin değiştirilmesi gündemde.

Bu düzende kanunlardan bir çözüm beklemek boşuna, bu alanda da aynı durum geçerli; kanunlar sözleşmeye uygun şekilde değiştirilmedi, görevliler uygun çalışmıyor, gerekeni yapmıyor.

Fakat İstanbul Sözleşmesi ’nin gözden geçirilmesinin sonucu olarak, cinsel saldırıdan hapse atılan bir grup erkek için büyük gürültü kopartılıp tüm kız çocukları için daha tehlikeli bir ortamın yolu açılıyor.

Aslında amaçlanan ne hapiste yatan saldırganları ne de saldırganıyla evlendiğinde yaşamının düzeleceği söylenen mağdurları kurtarmak.

Dinci gericiler; kadını özgürleştirecek, cinsiyetçi toplumun her zaman örtüştüğü dinci baskıdan koruyacak en küçük iyileştirme olmasın istiyorlar. Kadın, bu düzenin en küçük kırıntısından destek alamasın; ayakları üzerinde durmak için dayanak, moral bulamasın istiyorlar. Kadını çaresiz, muhtaç, teslim olmuş görmek istiyorlar.

8 yıllık temel eğitimin sonucu olarak ortalama evlenme yaşı hızla 2 yıl yükselmişti. Doğurma oranında düşme, kadınların çalışma isteğinde artış olmuştu. Bunların sonucunda hemen alarm zilleri çaldı; lafta 12 yıl denerek okula gitme zorunluluğu 4 yıla indirildi; çalışmayıp evde oturarak yaşlı, hasta, sakat ve çocuğa bakan kadına para ödemesi başlatıldı. Üstüne bir de Erdoğan “3 yetmez, 4 çocuk yapın” demeye başladı.

Kadınlara yönelik gerici ve baskıcı uygulamalar bizzat devlet eliyle hazırlanıyor ve dayatılıyor.

Dinciler, bu işin en gönüllüleri. Buradan ekmek yiyorlar. Kadının ne yiyeceğinden nasıl yiyeceğine, ne giyeceğinden aklınıza gelen her şey tele-vaizcilerin çok önemli konuları. Hiçbiri hiçbir zaman ücretini ödemediği işçiyi işten atan, ölümüne işçi çalıştıran, kadın işçisini taciz eden, vuran, işçinin tazminatına el koyan patrondan; görevi olduğu halde şiddete uğrayan kadını, çocuğu görmezden gelenlerden bahsetmez.

Her şeye rağmen, kadınların mücadelesinin ve başarısının anısı olan 8 Mart, her sorunla başa çıkma gücümüz olduğunu hatırlatıyor. İşte bu nedenle “Yaşasın 8 Mart
(05.03.2020)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 261 - 6 Mart 2020  Site yaşamını izle Siyasetin Gündemi   ?