Sinif Mucadelesi
ABD

Amazon: İşçilerin beden gücü ile çalışan kâr makinesi

Cuma 3 Ocak 2020

Patronların gözünden bakıldığında Amazon’unki büyük bir başarı hikayesi. Şirket, dünyanın en büyük perakende şirketi ve borsa değeri 1 trilyon dolar. Amazon’un kurucu başkanı ve aynı zamanda da CEO’su olan Jeff Bezos’un tahmini serveti 110 milyar dolar. Bu da Jeff Bezos’u dünyanın en zengin insanlarından biri yapıyor.
Bu mükemmel başarı öyküsü Amazon işçilerinin teri ve kanları üzerine yazıldı. Amazon, müşterilerine, sipariş ettikleri ürünü 1 günde teslim etme sözü veriyor; böylece ülkenin en yüksek iş kazası oranına sahip şirket olma yolunda hızla ilerliyor.

Amazon’un Los Angeles bölgesindeki Eastvale Deposunda, yalnızca 2018’de 422 iş kazasına bağlı yaralanma kayda geçti ki bu sayı, ülkenin diğer depolarında gerçekleşen iş kazalarına bağlı ağır yaralanma ortalamasının 4 katı! Amazon’un Amerika Birleşik Devletleri’nde 110 deposu var. Bu 110 deponun 23’ünde çalışan tam zamanlı işçilerin %10’u 2018’de iş kazasına bağlı ağır yaralandı. Bu sayı ulusal verilerin 2 katından daha fazla!

Yüksek yaralanma oranlarının sebebi belli. Tatiller gibi işin yoğun olduğu dönemlerde, Amazon, işçilerini 11-12 saatlik “zorunlu” fazla mesaiye tabii tutuyor, ambalaj yapımında görevli işçilerini 1 saatte 300 ürünü paketlemeye zorluyor. Saatte 300 ürün, her 11 saniyede 1 ürün anlamına geliyor! Yönetim her işçiyi, ileri teknolojili takip sistemleri ve bilgisayarlar aracılığıyla yakından izliyor, kotayı dolduramayan işçiler kayıt ediliyor ve sonunda işten atılıyor. (Geçtiğimiz birkaç yılda, Amazon, depolarda çalıştırmak üzere tasarlanan robotlar tanıttığında koşullar işçiler için iyice kötüleşti çünkü bu robotlar depolarda ürünlerin akışını hızlandırdı ve işçiler her işi daha hızlı yapmak zorunda kaldılar.)

Amazon’un acımasız kâr saplantısı merhamete yer bırakmıyor. Oregon’da çalışan, savaş gazisi ve sakat bir işçi -ki bu haliyle kısa vardiyalar çalışabiliyor- kotanın “sadece %98’ine” ulaşabildiği için işten atıldı! Amazon işçileri arasında kotayı dolduramama korkusuyla vardiya sonunda kadar tuvaleti kullanmamak hiç de alışılmamış bir durum değil – 2018’deki raporlara göre Amazon’un İngiltere’deki depolarında çalışan işçiler, tuvalete gitmek yerine şişe ile işlerini görüyorlar.

İş hızlandırma baskısının sebep olduğu aynı korkunç koşullar, Amazon kuryelerine de musallat oluyor. Kuryelerin 1.000 teslimatın 999’unu tam zamanında yapmaları gerekiyor ve beklendiği üzere ciddi trafik kazalarına karışıyorlar.

Tüm bu işkenceye karşılık olarak Amazon, depolarında çalışan işçilerine asgari ücret veriyor. Amazon’da çalışan işçilerin iş koşullarına medyada yer verilmesinden sonra Amazon, işçilerine saatlik 15 dolar ücret vermeye razı oldu – ama bu asgari ücret bile etmiyor. 2017’de Amazon’un verdiği ücretler öyle düşüktü ki California eyaletindeki Amazon depolarında çalışan işçilerin %14’ü federal yoksulluk sınırının altında yaşıyordu, kalan %31’i ise aynı sınırın çok az üstündeydi.

Amazon’un ve patronlarının öyküsü bir “başarı” öyküsü değil; günümüz kapitalizm canavarının mükemmel bir portresi. (The Spark- 09.12.2019)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 259 - 3 Ocak 2020  Site yaşamını izle Uluslararası Gündem   ?