Sinif Mucadelesi

G 7 zirvesi: Dünyayı yöneten eşkıyaların zirvesi

Cuma 6 Eylül 2019

Milyonlarca avro harcandı, on binlerce polis ve jandarma seferber edilerek Biarritz kenti ve çevresi ablukaya alındı… G7’nin kolluk güçleri kullanıldı ve bolca para harcandı. Dünyanın en güçlü 7 ülkesinin, dahası yalanların ve iki yüzlülüklerin zirvesi oldu!

Bu yöneticiler, uluslararası toplantıları kamuoyunda öne çıkmak için kullanıyor. Örneğin Macron, tüm gücünü seferber etti! Medyada öne çıkıp çok önemli biri havalarına girip Amazon yangınından ve kirlenme tehlikesiyle karşı karşıya olan okyanusları kurtarma numaraları yaptı.

Esas hedefi gelecek seçim olan zenginlerin başkanı kendine “çevreci” süsü vermeye çalışıyor. Bu numaraları yaparken hükümeti, dünyanın dört bir tarafında çevre kirlenmelerine yol açan Total petrol şirketinin çıkarlarını savunuyor.

Fransa’da ve Brezilya’da son dönemdeki bazı skandallarda görüldüğü gibi kimya, gıda veya başka sanayi alanlarındaki çıkarlarına darbe vurulmasın diye patronların çıkarlarına öncelik tanıyarak gerekli sağlık önlemlerini almıyorlar.

Macron, bakanları ve de emperyalist devletlerin tüm yöneticileri her şeyden önce kapitalist grupların çıkarlarını savunuyor, hiçbir şekilde onlara zarar verecek önlemleri almıyor.

Zirve süresince tüm dünya televizyonlarının önüne çıkan devlet başkanlarının ekonomik kriz, ticaret savaşları, ekonomik durgunluk tehditleri, çevre kirliliği, küresel ısınma gibi konularla ilgilenmesi gerekirdi ancak şov yapmakla yetindiler. Bir defa daha istediklerinde bile, düzenlerinin yol açtığı tahribata karşı çözüm getirmekten aciz olduklarını açıkça ortaya koydular.

Onlar, halkların sömürülmesi ve dünya zenginliklerinin talanı temelindeki dünya ekonomik düzeninin eşkıya başları. Onlar, her geçen gün daha eşitsiz ve daha çalkantılı bir sosyal düzeni beraberce savunuyor ama diğer yandan her biri gittikçe büyüyen kriz ortamında kendi öz kapitalistlerinin çıkarlarını öne çıkarmaya çalışıyor.

Trump’ın kaba ve sinik tutumu, ABD’nin kendi gücünü, kaba kuvvete dayanarak, açıkça çıkarlarını dayatmak için nasıl kullandığı gösterirken, aynı zamanda güç dengesine dayanan emperyalist düzendaki ilişkilerin gerçek yüzünü de gösteriyor.

Ne kapitalistler ne de onların hizmetinde olan devletler, ekonominin gün be gün kriz batağına yuvarlanmasını engelleyebilmekten aciz. Bu toplum düzeni, üretim araçlarının ve bankaların özel mülkiyeti üzerinde yükseliyor ve her kapitalist kişisel isteğine göre elindeki sermayeyi en çok kâr getirecek şekilde kullanıyor.

Kapitalistler kârı güvence altına almak için topluca tensikatlara başvurdu, sömürüyü artırdı. Mali spekülasyon daha kazançlı olduğu için yatırım yerine spekülasyonu tercih ettiler.

Ekonomi artık kağıttan saraya dönüştü ve her an bir panik nedeniyle aniden çökebilir. Küçük bir azınlığın kârında tırmanma oldu ama her yerde işsizlik ve eşitsizlik zirve yaptı, bazı bölgelerde geri kalmışlık devam etti. Ekonomik krizlerin, çevre krizlerinin tehdidi her geçen gün büyüyerek artıyor. Bu ortamda G7 liderlerinin yaptığı komedi, gerçekten daha gülünç oluyor.

Büyük kapitalist grupları toplumsallaştırmak şartıyla, kitlelerin ekonomiyi denetimleri altına almaları, ekonomnin karmaşık işleyişine son vermeleri mümkün. Çevreye zarar vermeden kitlelerin büyük çoğunluğunun çıkarlarını savunmak amacıyla ekonomik faaliyetleri demokratik bir şekilde düzenlemek de elbette mümkündür…


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:255 - 6 Eylül 2019  Site yaşamını izle Güncel... Güncel... Güncel...   ?