Sinif Mucadelesi

Avrupa Birliği göçmenlere karşı savaş açtı

Cuma 6 Eylül 2019

Geçen 15 Haziran’da Uluslararası Göçmen Örgütü, Nijer’in Tenere çölünde 406 göçmenin hayatını kurtardı. Kurtulanlardan biri yaşadıkları faciayı şöyle anlattı: “Çölün yakan güneşi altında hiç suyumuz olmadan ve nereye gittiğimizi bilmeden saatler boyu yürüdük.”

Yoksulluktan ve savaştan kaçmak istiyorlardı. Bu inanılmaz maceraya, normal ve güvenli yolun Nijer ordusunun kontrol noktalarıyla sıkı denetim altında olmasından dolayı atıldılar. Örgüt, Nisan 2016’dan bu yana yardım ekipleri sayesinde 20 bin kişiyi kurtardıklarını duyurdu. Ancak çölde kaç kişi öldü?

Mezarlığa dönüşen çölde ölenlerin sayısı belki de Akdeniz’deki göçmen ölümlerinden daha az değil. Bunun nedeni, Avrupa Birliği’nin, Afrika ülkelerine mali yardım yapıp karşılığında, bu ülkelerin siyasi iktidarlardan kendi halklarının celladı olmasını dayatmasıdır.

Çöl, mezarlığa dönüştü

Nijer’de, Agadez’den başlayan ve Libya’ya giden yol, uzun zamandan beri Batı Afrika bölgesindekilerin göç etmek için kullandıkları yoldur. Geçtiğimiz Haziran ayında Uluslararası Göçmen Örgütü’nün kurtardığı insanlar arasında başta Mali, Fil Dişi Sahili ve Gine-Konakri olmak üzere 14 farklı ülke vatandaşları vardı.

Bu yol üzerinden uzun zaman, yüz binlerce göçmen, onlarla birlikte yük ve hayvan, Akdeniz ve Avrupa’ya doğru serbestçe geçip gitti. Ancak bu durum Mayıs 2015’te değişti, çünkü bu tarihte Nijer hükümeti bir yasa çıkararak göçmenlerin bu yoldan geçmesini yasakladı.

Bu karar, Avrupa liderlerinin Malta adasının başkenti Lavaletta’da yaptığı bir zirvede oluşturdukları bir mekanizma ile Avrupa’ya giden göç yolu üzerinde yer alan tüm ülkelerin iktidarlarını satın alabilme olanağı yarattı.

Avrupa Birliği işkencecileri finanse ediyor

Sözü edilen hükümetlere para vaat edildi. “Yasa dışı göçün kaynağını denetlemek” iddiasıyla milyarlarca avroyu bulan Acil Para Fonu oluşturuldu. Bu iddia ile Nijer’e 266 milyon avro verildi. Aslında kitleler bu paranın yüzünü bile göremedi ama orduya pırıl pırıl parlayan yeni askeri araçlar verildi.

Eğitimini Avrupa Birliği’nin üstlendiği ve amacı göçmenlerin peşine düşmek olan yeni, özel kuvvetler birliği oluşturuldu. Bu vesileyle orduya ve polis güçlerine yeni fonlar verildi.

Avrupa’ya göç eden Afrikalıların kullandığı diğer büyük yol ise Eritre ile Somali’den başlayan, Sudan’dan geçen ve Libya ile Mısır’a varan yoldur. Bu bölgedeki ülkelerin yönetimleri, Avrupa liderleri tarafından iğrenç diktatörlükler olarak tarif edildi ve gerçekten doğrudur. Bu liderler, sürekli olarak Uluslar Arası Ceza Mahkemesinde yargılanıyor.

Tüm bunlara rağmen Avrupa Birliği, onlarla ilişkilerini sürdürmekte hiçbir sakınca görmedi. Onarla, himayesi altında bulunan Batı Afrika ülkeleriyle aynı ilişkiler sürdürerek, göçmenleri durdurmaları için para yardımları yaptı.

Anlaşmalar, Kasım 2014’de Sudan’ın Başkenti Hartum’da oluşturulan “Hartum Süreci” olarak adlandırılan bir çerçevede oluyor.

Aslında Sudan’ın kuzeyindeki Libya’ya giden yolun denetimi, iğrenç bir şana sahip Janjavid diye bilinen özel komando birliklerinin denetimi altında. Bu atlı özel komandolar daha önce Darfur bölgesinde halka karşı terör estirmişti. Onların şefi olan general Hemetti, hiç çekinmeden “Bizler Avrupa için çalışıyoruz” açıklamasını yaptı.

Özel komando birimleri artık atlar yerine otomatik silahlarla donatılmış askeri araçlar kullanıyor. Bu sene başında, kötüleşen yasalarından ötürü iktidara isyan eden Sudan halkını katlettiler ve şimdi sınır bölgesinde göçmenlere eziyet ediyorlar.

Sudan ordusu sınır boyunca, özellikle Eritre sınırı boyunca, göçmenleri, içine döştüklerinde dışarıya çıkması mümkün kamplara tıkıyor. Böylece Avrupa Birliği açısından göçmenler, artık kesinlikle Akdeniz kıyılarına ulaşabilme olanağı kalmayan insanlar oluyor.

Sudan sınırları içerisinde ülkenin her ulaşım noktası göçmenler için sıkı denetim yerleridir ve neredeyse her denetim noktasını aşabilmek için kaçakçılara haraç vermek zorundalar. Kaçakçıların çoğunluğu Sudan ordusunun generalleri.

Avrupa Birliği, Eritre’de de boş durmuyor. Eskiden bu ülkeyi terörist örgütleri destekleme suçlayan Avrupa Birliği, şimdi kendi insanlarını kendi ülkesinde kamplara tıkması için yardım yapıyor. Eritre küçük bir ülke olmasına rağmen Avrupa’ya gelen göçmenlerin önemli bir kısmı buradan. Çünkü ülkedeki genç erkekler, askere alınıyor ve süresiz olarak askerde tutulabiliyorlar, askerde işkencelere tabi tutulabiliyorlar. Kadınlar, cinsel istismara uğruyor.

Avrupa hükümetlerinin cani siyaseti

Avrupa Birliği’nin bu ülkelere dağıttığı paranın önemli bir kısmı, bu transit ülkelerde göçmen kampları oluşturmak için kullanılıyor. Kamplar zaman içerisinde devasa boyutlara ulaştı. İlk transit ülkelerden geçtikten sonra yakalanan göçmenleri buralara tıkıyorlar.

İşte Etiyopya’nın durumu tam böyle: Sudan’dan, Güney Sudan’dan, Eritre veya Somali’den gelen 900 bin göçmen kamplara yerleştirildi. Örneğin ülkenin güneyinde Dolo odo bölgesinde 5 farklı göçmen kampında bulunan Somali kaynaklı 219 bin göçmen var.

Avrupa Birliği bir yandan göçmenlere kapılarını kapatıyor, diğer yandan yoksul ülkelere göçmenleri kendi ülkelerinde barındırmalarını dayatıyor.

Avrupa Birliği’nin, Akdeniz sahilleri ile göçmenlerin kendi ülkeleri arasındaki binlerce km’lik yol üzerlerinde oluşturduğu tüm engellere rağmen bazı göçmenler, bin bir cefa çektikten, binlerce defa ölüm ve eziyetle karşı karşıya kaldıktan sonra bile tüm engelleri aşabiliyor.

Akdeniz’e ulaşsalar bile yine sonuçta aynı siyasi engelle karşılaşıyorlar. Örneğin Avrupa Birliği’nin donattığı Libya sahil güvenlik güçleri, denizde yakaladıkları göçmenleri milis güçlere teslim ediyor ve milisler aldıkları göçmenleri köle yapıyor.

Avrupa Birliği hükümetleri, bu canice siyasetlerini uygulayabilmek için kendi halkını satmaya hazır olan Afrika liderlerinin suç ortaklığından yararlanıyor.

Genellikle en büyük eşkıyalar, demokrat olduklarını, medeniyeti savunduklarını iddia eden, konferanslar boyu insan hakları üzerine dersler veren Avrupalı liderlerdir. Bu liderlerin yaptığı, milyarlarca avro harcayıp tüm bir kıta ölçeğinde barbarlığı planlayıp uygululamaktır. LO (30.08.2019)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:255 - 6 Eylül 2019  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi’nin Sözü   ?