Sinif Mucadelesi

Suriye gündemden düşmüyor ama Suriye halkı için çözüm görünmüyor

Cuma 6 Eylül 2019

Son aylarda Suriye’deki durum yoğun gündemde olmasına rağmen esas sorun açıklanmadığı gibi ABD ve Rusya kadar AKP iktidarı da, çıkarları açısından bir sürü hikaye anlatıyor. Kuzey Suriye ile İdlib sorunu nereden kaynaklanıyor, Suriye halkının çıkarları nasıl korunacak, hala net açıklanmayan ve çözümü için adım atılmayan sorunlar.

Hatırlatma

Suriye sorunu, ABD emperyalizminin Ortadoğu’daki çıkarlarını, özellikle enerji konusundaki çıkarlarını korumasıyla oluştu.

O zaman Esad rejimi ile dost olan Erdoğan ve AKP hükümeti; ABD safına geçip köktenci İslamcı çevreleri destekleyerek Esad’ın birkaç ayda yıkılıp, yerine Rusya karşıtı ve ABD taraftarı bir rejimin geçeceği ve Türkiye burjuvazisinin de bundan pay alacağı hesabını yaptı. Hatta dönemin başbakanı Davutoğlu Şam’da “namaz kılacağından” söz etmişti.

Evdeki hesap çarşıya uymadı. Erdoğan ve AKP iktidarı, ABD’nin ile Rusya’nın çıkarı arasında sıkıştı; “iki arada bir derede” kaldı.

ABD emperyalizmi, Suriye’deki kargaşayı fırsat bilerek hem AKP iktidarını hem de PYD ve PKK’yı kullanarak Suriye’nin kuzeyine yerleşti. ABD’in hakimiyet kurduğu bu bölge enerji kaynakları, ulaşım ve su kaynakları bakımından çok önemli. Üstelik ABD’nin enerji, özellikle bölgedeki doğal gaz kaynaklarına ilişkin Rusya ile ekonomik ve siyasi savaşında çok önemli bir yer tutuyor.

ABD kendi ordusuna ait yüz binlerce askerini bölgeye gönderip askeri hakimiyet kurma olanağına sahip olmadığı için bu işte hem AKP hükümetini hem de Kürt grupları kullanıyor. AKP hükümeti ile PYD ve PKK arasında çıkar çelişkileri olduğu için ABD iki tarafı da idare etmeye çalışıyor.

AKP hükümeti, çıkarlarını savunmak amacıyla Suriye’nin kuzeyinde “güvenli bölge” oluşturulmasını istiyor. ABD kesin bir vaatte bulunmasa bile, “şöyle olur, böyle olur; 10 km, 20 km vb olur” tartışmalarıyla AKP iktidarını idare ediyor. Buna paralel olarak PYD ve PKK’ya bazı hak ve güvenceler verip durumu idare ediyor ve Suriye’deki varlığını sürdürüyor.

Herkes, Suriye’nin “toprak bütünlüğü” hakkına sahip olduğunu söylüyor ama bu gerçekleşirsa Esad rejimi tüm Suriye topraklarını yeniden idaresi altına alacak.

Esad rejiminin temel desteği ve müttefiki Rusya olduğu için bu durumda hem ABD hem de Türkiye, Suriye topraklarından çıkmak zorunda kalacak. Elbette bunu kesinlikle kabul etmek istemiyorlar.

İdlib sorunu

İdlib, başta ABD emperyalizminin, Batılı güçlerin ve Türkiye’nin desteklediği cihatçı güçlerin hakimiyeti altına geçmiş, 3-4 milyonun yaşadığı bir bölge. Esad rejimi Rusya’nın desteğiyle bölgeyi geri almak için aylardan beri savaşıyor.

Cihatçı güçler artık karşı koyabilecek durumda değil ve bu nedenle yüz binlerce insan, bölgeyi terk etmeye başladı. Gidecek başka yerleri olmadığı için Türkiye sınırına yöneliyorlar. Zaten şu anda Türkiye’de 3 milyon civarında Suriyeli göçmen olduğu için yeni göçmenler büyük sorun olacak. Bu nedenle Erdoğan aniden “dostu” Putin’i görmeye gidip bu soruna çare aradı ve Putin ile şov yaparak “dostluklarını” sergileyip Rusya’ya savaş uçağı alma konusunda “havuç”u uzattı. Elbette bunlar, Erdoğan’ın büyük müttefiki ABD’nin ve başkanı, dostu Trump’ın tepkilerine yol açtı!

Sonuç olarak şunu açıkça söyleyebiliriz: Suriye’de son yıllarda yaşananlar, milyonlarca Suriyelinin evini barkını terk etmek zorunda kalarak içler acısı göçmen durumuna düşmesi, yüz binlercesinin hayatını kaybetmesi ve ülkenin çökmesinin esas sorumlusu, başta ABD emperyalizmi olmak üzere emperyalist ülkeler ve Rusya’dır.

Erdoğan ve AKP hükümeti, suç ortaklığı yapıyor. Esas sorun güvenli bölge değil, Suriye’yi bu hale getiren tüm yabancı güçlerin Suriye halkını rahat bırakmasıdır. (03.09.19)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:255 - 6 Eylül 2019  Site yaşamını izle Siyasetin Gündemi   ?