Sinif Mucadelesi
ABD-İRAN

Kriz ve savaş tehlikelerine karşı gelmek

Cuma 2 Ağustos 2019

Arap-İran körfezinde gerginlik artıyor. ABD’nin İran’a petrol satışını yasaklamasından bu yana , birkaç on kilometrelik genişliği bile olmayan, ama tüm dünyadan gelip petrol taşımak için her gün binlerce petrol yüklü gemilerin geçtiği Hürmüz boğazı yüksek gerginliklerin yaşandığı bir bölge oldu.

Şu ana kadar olay birkaç dronun düşürülmesi, birkaç petrol taşıyan gemiye yapılan saldırılar, el koymalar ve belirli tehditler ile sınırlı kaldı. Belki bu durum da fazla ileri gitmeyecek ve sonradan bu olayı değerlendirirken birçok gerginliğin yaşanmasının ardından yapıldığı gibi ’bu da öyle bir gerginlikti’ olarak değerlendirilecek.

Ama bu defa bunun böyle olacağına dair hiçbir güvence yok.Trump Haziran ayında İran’a yapılması kararlaştırılan hava saldırılarını, uçakların havalanmasından 10 dakika önce iptal ettiğini duyurmuştu.

Trump bu vesileyle savaş karşıtı numaraları yaptı. Halbuki o, Başkan seçildiğinden bu yana dünyanın her tarafında savaş çığırtkanlıkları yapmaktan çekinmiyor. Bu komedinin arkasında gerçekten silahların tehdidi yatıyor. B-52 savaş uçakları her an harekete geçmek için hazır bekliyor.

Savaş uçakları taşıyan harp gemileri ve askeri donanmalar Akdeniz ve Arap denizinde her an İran’a karşı müdahaleye hazır bir şekilde dolaşıyor.

Ek olarak ABD’nin Körfez bölgesindeki askeri üstlerinde 35 bin ABD askeri konuşlandırılmış, İran köşeye sıkıştırılmış durumda.

Kapitalist dünyanın jandarması olan ABD, onlara karşı 40 yıldan beri kafa tutan İran’a diz çöktürtmek istiyor. İran yöneticilerinin duyuruları ve askeri tutumları, bir İngiliz petrol gemisinin bir balıkçı gemisiyle çarpıştığı bahanesiyle el koyması gibi olaylar ise ABD tarafından uygulanan ambargoların ve yaptırımların, kitlelerin bedel ödemesine rağmen, İran’a diz çöktürtemediklerinin kanıtı.

Trump bunu nereye kadar götürebilir? Irak’a karşı yaptığı savaştan 15 yıl sonra, bu defa İran’a karşı yeni bir Körfez savaşı hazırlıkları mı yapılıyor? Şu sıralar yapılan savaş hazırlıklarının, ABD diplomasisini de aşarak, nereye kadar tırmanacağı öngörülemiyor. Böyle bir savaş olursa, bunun yankıları tüm dünyaya yayılır. Şimdiden, ABD ile İran arasındaki bu gerginlik Avrupa emperyalistlerinden tutun da Japonya ve Rusya’ya kadar bütün süper güçlerin ve de Suudi Arabistan, İsrail ve Türkiye gibi bölgesel güçlerin taraf tutmasına yol açtı.

Tüm dünya bir ekonomik kriz, ticaret rekabeti, milliyetçi akımların körüklendiği ve de silahlanma yarışının sürdüğü bir bataklık içerisinde. Öyle ki, bir yerdeki bir savaş kıvılcımı her tarafa yayılabilir.

Örneğin, Yakındoğu yıllardan beri Irak, Suriye veya Yemen’de süren savaşlar nedeniyle harap oldu ve bu da sadece bulunla sınırlı kalmayıp, dünyada Asya’dan tutun da Afrika’ya kadar her yerde gerginlik var ve dünya bir barut fıçısına dönüştü.

İşte geçmişte bu gibi gerginlikler iki dünya savaşı ile sonuçlanmıştı. “Nasıl kara bulutlar fırtınaya yol açıyorsa, kapitalizm de savaşlara yol açıyor”, bu söz 1914 yılından önce sosyalist Jean Jaures tarafından söylenmişti. Ekonomiye büyük sanayi ve finans kuruluşları hakim olduğu müddetçe, ekonomik savaşlar kaçınılmaz bir şekilde askeri savaşlara dönüşecek.

Bu büyük gruplar ortadan kalkmadığı, toplumsallaştırılmadığı ve tüm toplum tarafından yönetilmedikleri müddetçe, bir avuç hissedarın özel mülkiyeti kaldığı müddetçe dünya burjuvazinin tek bir kuralı olan azami kar ile yönetilecek: yani “Benden sonrası tufan.”İnsanlığa başka bir gelecek oluşturabilecek tek güç işçi sınıfıdır. Çünkü kapitalizme karşı yürüttüğü savaşta zincirlerinden başka kaybedeceği hiçbir şey yoktur ve de ekonominin toplumsal temellerde tertiplenip üretim araçlarının toplumsallaştırmasını gerçekleştirerek üretimin planlamasını, tüm insanlığın ihtiyaçlarını gerçek olanaklar temellerinde karşılayabilir. İnsan topluluğunun geleceği emekçilerin ellerindedir.

Emekçiler sınıf mücadeleleri geleneklerine yeniden sahip çıkarak herkesin maddi çıkarları ve herkesin insanca yaşayacağı bir toplumun oluşması için mücadele etmeli. Bunun da ötesinde tüm insanlığı barbarlığa sürükleyen bu kapitalist toplumu yok etmelidirler. Söz konusu olan sadece kendini savunmak, ücretleri ve emeklilik ücretlerini savunmak değil.

Kapitalist toplum emekçilere ve çocuklarına yeni savaş cephelerinde bombalar altında ölmeyi kar hırsı nedeniyle her geçen gün biraz daha hazırlıyor. Gelecek işçi sınıfına, tarihteki rolü üzerine bilinçlenmesine, yani bu toplumu değiştirip insanlığa yakışır bir toplum oluşturabilmesine bağlıdır… 25.07.19 Başyazı LO


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:254- 2 Ağustos 2019  Site yaşamını izle Uluslararası Gündem   ?