Sinif Mucadelesi

Ekonomi nereye gidiyor?

Cuma 5 Nisan 2019

Swap, kabaca konuşmak gerekirse, bir çeşit para değiş tokuşudur. Geçtiğimiz günlerde sıkça duyduğumuz “TL swap faizi Londra’da %1.300’lere ulaştı” haberlerinin ne anlama geldiğini olabildiğince sade biçimde anlatalım.

Erdoğan’ın S-400 anlaşması, Golan Tepeleri hakkındaki söylemleri, yani ABD ile Türkiye’nin yöneticilerinin arasının bozulduğu görüntüsü doların TL karşısında değerlenmesine sebep oldu. Çünkü yazın Trump’ın tehdidi sonrasında dolar 6 liraya fırlamıştı.

Bunun devamının geleceğini, lira değer kaybedeceğininden burada kar fırsatı olduğunu düşünen yabancı vurguncular, ellerinde Türk lirası olmadığı için yurtdışı piyasalardan, bankalar vasıtası ile Türk lirası bulmaya çalıştı. Yapmak istedikleri şey Türk lirası borçlanarak dolar satın almak ve kar hırsları doğrultusunda yeniden dolarlarını satıp lira alarak, borç aldıkları kişilere borçlarını faizi ile birlikte ödeyerek arada kalan net tutarı kar olarak elde etmekti.

İşte haberin konusunu oluşturan faiz bu: Bu borçlara eklenen faiz yükseldi ve gecelik %1.300’lere ulaştı. Bunun nedeni Merkez Bankası’nın müdahale edip lira satışını kısması oldu. Merkez Bankası bunu iktidarın emriyle yaptı. Ekonominin iyiye gidişine, doların yükselmemesini ispat olarak gösteren iktidar, borsacıların vurgunuyla doların yükselmesini önledi. Ancak bu durum ekonominin ne iyi olduğunu ne de Merkez Bankası’nın etkili olduğunu gösteriyor. Tam aksine, bu yaşananlar, Türkiye ekonomisinin zayıf olduğunu ve vurgucuların rahatça saldırabildiğini gösterdi. Üstelik sıcak paraya muhtaç bir ekonomi, vurgun yapmayı engellerse nereden para bulacak? Çünkü bankacılık sisteminin kendisi, vurgun üzerine dönüyor. Bir de tüm spekülatörler, liranın değer kazanacağına değil değer kaybedeceğine oynadı ve bu sefer yanılsalar bile gelecek sefer amaçlarına ulaşıp vurgunlarını yapacaklar.

Merkez Bankası lira satıp dolar alma yönündeki işlemlerinin bir çeşidinin önüne geçmiş olsa da, yatırımcılar Türk lirası bulabilmek için başka yollar denedi. Türkiye’deki hisse senetlerini ve tahvillerini sattılar. 3 gün içerisinde yurtiçi faizlerde 2-3 puan artış meydana geldi. Borsa ise %12 düştü.

Bunlar emekçiler açısından da birtakım sonuçlar doğurdu. Doların yükselmesi enflasyonu yükseltir, yani aldığımız mal ve hizmetlerin fiyatlarını artırır. Dolayısıyla geçim sıkıntısı artar. Faizlerin yükselmesi ise alacaklılara ödenecek miktarı yükselteceği için daha fazla sömürülme anlamı taşır. Artan fiyatlarla ve yükselen faizlerle mücadele edebilmek için ücretlerin de aynı oranda artması gerekir, yoksa günden güne daha ucuza çalışırız.

Emeklilik sistemindeki değişimden sonra, yani insanların tasarruflarını borsada değerlendirmelerinin önünü açan yasa ile birçok insanın tasarrufları da bu spekülatif hareketlerden zarar gördü. Belki de 1 yılda ancak gelirinin %10’unu biriktirebilen emekçiler onu 3 günde kaybetmiş oldu.

Bu sistem işçi ve emekçi düşmanıdır ve onu ancak örgütlenerek değiştirebiliriz. Bireysel mücadeleler ve boykotlar ya da düzen içi seçimler bize hak ettiğimizi veremez, çünkü biz dünyayı istiyoruz, kırıntıları değil. (04.04.19)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:250 - 5 Nisan 2019  Site yaşamını izle Emekçinin Gündemi   ?