Sinif Mucadelesi

Seçim bitti, yeni sistem oluşturuldu; devrimci görevler aynı

Cuma 3 Ağustos 2018

Seçim sürecinde CHP ve HDP etrafında toplanan, onlara destek ve oy veren sol çevrelerde moral bozukluğu hakim. Bunun en önemli nedeni Erdoğan iktidarının gitmemiş olması. Oysa bu sonuçtan moral bozukluğuna ulaşmak doğru bir tutum değil, çünkü baştaki hedefler doğru değildi.

CHP’nin adayı İnce, meydanlarda gençlerin, solun dilinden eleştiriler yapsa da, on yıldan fazladır milletvekili ve hiçbir önemli kanun değişikliğinde öne çıkmış, emekçilerin, solun çıkarlarını savunmuş biri değil.

CHP yönetiminin solun, gençlerin destekleyeceği bir aday öne sürme siyaseti başarılı oldu. Ancak solun görmediği veya Erdoğan karşıtlığı nedeniyle görmek istemediği, CHP’nin ittifak siyasetiyle meclisi iki sağ partiyi daha soktuğu, aşırı sağcı, Kürt ve Alevi düşmanı partilere mecliste koltuk sağladığıdır. Sonuçlara göre Millet İttifakı CHP’ye değil, bu partilere yaradı. İşte Erdoğan karşıtı siyaset, sol çevreleri böyle bir duruma getirdi. Umdukları olmadığı için üzgünler ancak yanlış siyasetten zaten doğru sonuç çıkmaz.

Erdoğan, OHAL yasalarını üç yıl uzattırarak, yeni sistemi de hızla biçimlendirerek kişisel, otoriter iktidarını pekiştirdi. Ancak bu durum sadece Türkiye’ye özgü değil. ABD’de ve daha küçük ülkelerde, bu zamanın gericileri ve diktatörleri iktidarda. Bizde ise Erdoğan değişmedi çünkü gerektiği gibi manevra yapmayı, yani bazen özgürlükçü, barışçı, bazen ise şimdiki gibi olmayı başarıyor.

Dünyayı saran ekonomik krizin ardından yayılan baskıcı, dini ve milliyetçi gerici iktidarlar, krizin ürünü. Krizin çok daha fazla vurduğu ülkelerde isyanlar başladı bile; önce Yunanistan’da, şimdi Afrika’nın birçok ülkesinde, küçük Haiti’de, Lübnan’da, Fas’ta komşularımız Irak’ta ve İran’da. Daha pek çok yer ekleniyor ve eklenecek. Dünya burjuvazisi gibi Türk burjuvazisi de uzun iktidarı boyunca edindiği tecrübeden ötürü, isyanların ve daha fazlasının olacağını biliyordu. Bu nedenle iktidarların otoriterleşmesi, burjuvazinin tercihi ve yönlendirmesiyle gerçekleşiyor.

Türkiye’de gelişecek bir hareketlilik, Türk burjuvazisiyle birlikte, zincirinin bir halkası olduğu uluslararası burjuvaziyi de olumsuz etkiliyor. Tüm bu risklere, Ortadoğu’daki dengesizlik de eklenmiş durumda. ABD yönetiminin seçimden kısa bir süre önce Münbiç ve Kandil üzerinden Erdoğan’ı desteklemesi bu nedenle. Böylece Erdoğan, emperyalistlerin denenmiş bir numaralı adamı olarak iktidarda kaldı ve gücünü pekiştirdi.

CHP’ye veya HDP’ye oy verip onlar üzerinden bir sonuç elde etmeye çalışmak, devrimci bir siyaset olamaz. İşçi sınıfının önemli bir kesimi şu veya bu partiyi destekliyor, sendika bürokratlarından medet umuyor. Sol çevreler, işçi sınıfının bu yanılgılarını pekiştirecek bir siyaset izlememeli. İşçi sınıfının kendi öz örgütlerini, kendi sınıf partisini kurması için gün be gün çalışmak, sınıfın güvenini kazanmak gereklidir.

Bu nedenle seçim sonuçlarına bakan solun gündeminde moral bozukluğu değil, daha fazla çalışma, devrimci bir işçi partisi inşa etme görevi olmalı. Ancak bu görev, sadece seçim döneminin değil, işçi sınıfı devrimcilerinin her zamanki görevidir. Toplumsal düzeni değiştirmek, sadece sınıf mücadelesiyle mümkün. Bu nedenle devrimci aydınlar, işçi sınıfı gibi sınıf mücadelesine katılmalı, işçi sınıfının iş yeri temelinde örgütlenmesinde görev almalı. (01.08.18)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:242 - 3 Ağustos 2018  Site yaşamını izle Başyazı   ?