Sinif Mucadelesi

Türkiye ekonomisi nereye…

Cuma 4 Mayıs 2018

Türkiye ekonomisinin çok iyiye gittiğine dair açıklamalara karşın ekonomide çöküş hızlanıyor; enflasyon, faiz ve kurdan oluşan şeytan üçgeni bir türlü yok olmuyor.

Ekonomik durum patronlardan önce satın alma gücü sabit kalan ücretlileri vurdu.

Asgari ücretliler, memurlar yoksullaştı. Bu yıl en düşük dereceli memur Ocak’ta 70 lira zam aldı, enflasyon memur maaşından 77 lira götürdü. Emekli memurun Aralık’ta 1.843 lira olan aylığı Ocak zammıyla 55 lira artıp 1.898 liraya yükseldi. Ancak iki aydaki enflasyon aylıktan 61 lira birden götürüp Mart başında 1.837 liralık alım gücüne geriledi.

Genel göstergeler de farklı değil. Örneğin Merkez Bankası, mevcut döviz rezervinin ödenmesi gereken toplam borcun yarısı kadar olduğunu açıkladı.

AKP hükümetleri, IMF’ye olan borç-faiz tuzağından kurtulduğunu söylüyordu, şimdi ekonomi yine AKP hükümeti tarafından aynı konuma geri götürüldü. Bu nedenle Erdoğan, geçmişte esip gürlemesine rağmen, Merkez Bankası’nın faizi beklenenden de fazla, %13’ün üstünde belirlemesine gıkını çıkarmadı.

Bu kez borcun büyüğü özel sektörde ancak hepsi devlet garantisinde. Patronlar AKP hükümetlerinden o kadar büyük destek gördüler, kendilerini o kadar kural, sınır tanımaz hissettiler ki sonucunu düşünmeden borçlanıp çarçur ediyorlar. Geçen yıl dağıtılan KOBİ kredilerinin ağırlıklı kısmı üretime değil, tatillere, lüks konuta, lüks arabaya harcandı. Çünkü paranın nereye gittiği hiç denetlenmiyor, denetlense de bir yaptırımı yok.

Bu rahatlık içindeki özel sektörun bu yıl içerisinde 72.1 milyar dolar ödeme yapması gerekiyor. Ancak şirketlerin buna gücü yok. Hatta hiç döviz geliri olmayan şirketlerin bile döviz borcu var; dövizin neredeyse yarı yarıya yükselmesi, bu şirketleri borçlarını ödeyemez duruma getirdi. Bu nedenle hükümet müdahale edip dövizle borçlanmalarına yasak getirmek zorunda kaldı. Diğer şirketlere de sınırlama getirdi.

Vergi vermeye, devletin müdahalesine karşı çıkan patronlar, sıkıştıklarında devletin kasasına koşuyor, kendi akılsızlıklarına rağmen devletin çıkarlarını korumasını bekliyor. Zaten hükümet de bunun için var.

Diğer yandan bütçe delik deşik, “mega projeler” adı altında şirketlere ödenen paralar, artan savaş harcamaları, sarayın rekor harcamaları devlet bütçesini deldi. Bu yıl bütçe açığının 66 milyar lira olacağı tahmin ediliyor.

Basında çıkan son IMF raporunda, “2019’da Türkiye’deki şirketlerin borçlarını ödeyememe sorunun ortaya çıkacağı... seçimden sonra Erdoğan kazansa da kaybetse de Türkiye’nin IMF sürecine gireceği” belirtiliyor.

Türkiye’nin en büyük inşaat şirketlerinden biri olan ve 53 yıldır 220 projeyi gerçekleştiren İnanlar İnşaat iflas etti ve sahibi yurt dışına kaçtı. Şimdi usulsüzlükler ortaya çıktı. Yaklaşık 500 mağdur, yargı ile evlerinin tapularını almaya çalışıyor.

FETÖ’cü şirket damgası vurulup sorun başka yönlere çekilse de bunun bir istisna olmayacağı açık.

Nitekim hükümetin başta patronlara bolca para dağıtmasına rağmen, son birkaç ay içerisinde Türkiye’nin önde gelen sermaye gruplarından Yıldız Holding, Doğuş Holding ve Unit Holding, bankalardan borç yapılandırması talebinde bulundu. En son Erdoğan’ın beslemesi Acun Ilıcalı’nın şirketi hakkında da aynı şey açıklandı. (02.05.18)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:239 - 4 Mayıs 2018  Site yaşamını izle Emekçinin Gündemi   ?