Sinif Mucadelesi

Öğrenciler Şiddet Konusunu Gündeme Taşıyor

Cuma 6 Nisan 2018

14 Mart Çarşamba günü, ülkenin her bir yanından Florida Douglas Lisesinde 17 kişinin öldürülmesine tepki olarak düzenlenen protestolara yüz binlerce ortaokul, lise ve üniversite öğrencisi katıldı.

Bazı yürüyüşler okul yönetimi tarafından dikkatlice kontrol edilip sadece 17 dakika sürerken bazıları daha uzun sürdü. Bazıları sessiz anlara şahit olurken bazılarıda “yeter artık”, “saçmalık” sloganlarıyla aktivizm talep eden öfkeli yürüyüşlere sahne oldu. Bazı okullar öğrencilerin okuldan ayrılmasını yasakladığında, çoğu haklarında disiplin cezası verilebileceğini kabul ederek eylemlere yine de katıldılar seslerini duyurmada ısrarcı oldular.

Bu eylemler toplantılar, yürüyüşler, konuşmalar, tiyatral gösteriler, tartışmalar ve müzakerelerden oluştu. Farklı gruplar farklı şeyler yaptı fakat tüm bunları yapanlar rutin bir okul gününün dışına çıkma yolunu buldu ve bir şeylerin değişmesi gerektiğinde ısrarcı oldu.

Ve böylece onlar bir çok şeyin değişmesi gerektiğini bilen çok sayıda işçinin ilgisini çekti. Onlar için de “yeter artık”

Bu eylemler nereye gidiyor? Kim bilir?

Okul yetkilileri ve diğer otoriteler tabiki de biliyor bu eylemlerin nereye gittiğini. Onlar öğrencilerin öfke ve eylemlerini zaptetmeye veya kontrol etmeye çalışıyorlar.

Bazı öğrencilere “birlikte durmaları” tembihlenmiş fakat sadece önceden belirlenmiş dar kurallar çerçevesinde. Oy verin, seçilmiş yetkililerinizle irtibata geçin. Bekleyin, köpürtün, durulayın, tekrar edin.

Medya da protestoları karakterize etmek için güçbela silah kontrolüne odaklanarak kendi üzerine düşeni yaptı. Şüphesiz Parkland saldırısı ön plandaydı ancak bu yalnızca bu öğrencilerin zihinlerinde silah kontrolü anlamına gelmiyordu.

Cumhuriyetçiler protestolara zıt düşen durumda kalıyorlardı; onlar oylar için NRA’ ya güveniyorlardı ama Demokratlar bunu bir kazan-kazan durumu olarak gördüler. Demokratlar protestolara destek veriyor görünmekten memnundular. Fakat bu yalnızca şu eski mesajın başka bir çeşidi anlamına geliyordu: “bize sıkıntılarınızı söyleyin, bize oy verin ve sizin için değiştirmemizi bekleyin.”
Gençler, belki de bu sınırlandırmayı kabul edecek ve geri çekilecek belki de tam tersi olacak. Onlar çoktan hiçbir şey yapılamaz diyen Cumhuriyetçilere “saçmalık” dediler. Bakalım ne kadar önceden Demokratların bekleyin ve sistem sizin için çalışsın söylemlerine “saçmalık” diyecekler.

Çünkü Otoriteler binlerce öfkeli genci kendi şeritlerinde tutmayı istiyor
ancak bu onların orada kalacağı anlamına gelmez. Çünkü protestoların silah şiddetine karşı başlaması başka konulara sıçramayacağı anlamına gelmez. Gençler bir çok problemle karşılaşıyorlar ve bunlar kar elde etme hırslı ile kurulmuş toplumsal düzenden geliyor. Bu gençler gayette “yeter artık” diyebilirler.

Harekete geçen öğrenciler çoktan değerli tecrübeler kazandı.Ülkenin her tarafında bağlantılar kurdular ve ortak çıkarları olduğunu gördüler. Eylemleri kolektif bir şekilde organize ettiler ve bir problemi milli bir mesele boyutuna evrilttiler.

Bunlar öğrencilerin beraberlerinde taşıyacakları deneyimlerdir. Bazı öğrenciler, tabiki de, onlar için hazırlanmış konforlu geleceklerine kayabilirler fakat çoğunluğunun iş dünyasına katılmasıyla sonuçlanacak. Onlar bu berbat çalışma ve yaşam koşullarını yaratan sömürüye özne olacaklar. Şimdi “Yeter artık” demeyi öğrendikten sonra belki ilerde tekrar söyleyecekler.
The Spark (25.03.18)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:238 - 6 Nisan 2018  Site yaşamını izle Uluslararası Gündem   ?