Sinif Mucadelesi

KHK, gözdağıdır

Perşembe 11 Ocak 2018

Son yayınlanan KHK tartışması gündemden düştü ama etkileri sürecek. Özellikle ekonomik ve sosyal sorunlar ortaya çıkıp kitleler mücadele etmeye çalıştığında, bunu yaşayarak öğreneceğiz.

İktidar çevreleri, artık kitlelerin tepkisini aldıklarının farkında. Bu nedenle adeta bir rüşvet karşılığında, KHK’yi yayınladılar: Darbeye karşı mücadele eden herkese yargı koruması ve113 bin kamu çalışanın işinden atılması karşılığında 100 bin civarında kamuya yeni çalışan alınacağı açıklandı, 450 bin taşeron işçisinin kadroya alınması düzenlemesi ve FETÖ’cü olmayan tutukluların tahliye işlemleri yapıldı.

Erdoğan, bir parmak bal çalıp toplumun geleceğini denetim altında tutmayı planlıyor. Askeri darbe dönemlerinde generaller, başka ülkelerde diktatörler, benzeri düzenlemelerle hep bunu yapmaya çalıştı.

KHK ile getirilen yargılanmama garantisi, muhalefetten gelen tepki üzerine tartışıldı. AKP sorumluları, 16 Temmuz’la sınırlı olduğu söylediler. Erdoğan, geri adım atmayacağını söylemekle yetindi. Ancak arka planda AKP çevrelerinde, Erdoğan’ı ve iktidarı korumak için çaba gösterecek herkesi kapsadığına ilişkin olduğu yayıldı. AKP’nin il ve ilçe başkanları, “hepimiz Erdoğan’a borçluyuz” diyerek, siyasi iktidarı, Erdoğan’ın kendisiyle bir tutuyor. Aslında tüm bu parti kadroları, sadece koltuklarını değil, bu sayede kazandıklarının da Erdoğan sayesinde olduğunu ve yine onun tarafından geri alınabileceğini çok iyi biliyor. Üstelik Erdoğan’ın en yakın çalışma arkadaşlarını bile nasıl yok ettiğini de görüyorlar.

Ardından İYİ Parti’den AKP’nin “silahlı eğitim kampları” düzenlediği suçlaması geldi. Bunu dikkate almak gerekli çünkü ülkücü çevreler, bunları çok iyi bilir, çoğu böylesi kamplarda eğitim gördü.

AKP’nin etrafında saldırgan, silahlı bir çevre besleyip koruduğu uzun süreden beri gündeme getiriliyor. Büyük bir olasılıkla gerçektir. Erdoğan, çevresindeki siyasetçi ve patronların iktidarlarını korumak için her şeyi, hatta iç savaşı bile göze alacağı sır değil. Kürt halkına karış uyguladığı zalim, vahşi savaş siyaseti, izin verilen katliamlar, buna örnek.

AKP iktidarı, gittikçe kişisel bir iktidara dönüşüyor. 16 Temmuzdan sonra, bu süreç hızlandı. Bu durumu Erdoğan’ın kişisel korkuları da pekiştiriyor. Daha önce kalabalık içinde dolaşan Erdoğan’ın, kendisine sarılan bir kişiyi nasıl korkuyla ittiği görüldü.

İktidarın kitle desteği fazlaysa, yönetmekte, karar almakta zorlanmaz. Nitekim geçmişte AKP kararlarını savunmaz, “halk bizi destekliyor” der geçilirdi. İktidarın kitle desteği azaldıkça, karşı çıkışlar arttıkça, karşı duran kitleleri denetlemek için gerektiğinde kullanmak üzere baskı yasaları hazır tutulur. Son KHK ile yapılan budur. AKP, darbe döneminde iktidarın baskı gücü olan ordu ve polisten gerektiği gibi yararlanamadı. Gelecekte de böyle bir durum olursa kendi tabanını kullanmak için düzenleme yapıldı.

Geçmişte Kürtlerin, Alevilerin düşman gösterilmesi çabaları olmuştu. Hiç biri tutmadı. Şimdi kendini devlet ilan eden AKP’ye karşı olan herkesin terörist ilan edilmesi gündemde. Ancak bu da, öncekinin aynı nedenle tutmayacak.

Emekçiler, fabrikalarda, işyerlerinde, etnik, dini kökenleri gibi farklı görüşleriyle yan yana birlikte çalışıyor. Mahallelerde birlikte yaşıyor. Nüfusun ezici çoğunluğu; emeğiyle geçinen, aynı sömürüyü yaşayan, aynı çalışma şartlarına katlanan işçi sınıfının üyesidir. Kitleleri birleştiren bu ortak zemin, baskıya karşı durmayı da mümkün kılıyor. (06.01.18)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:235 - 8 Ocak 2018  Site yaşamını izle Siyasetin Gündemi   ?