Sinif Mucadelesi
İran

İktidara başkaldırı

Perşembe 11 Ocak 2018

28 aralıktan beri, İran’da baskılara rağmen, kitleler yürüyüşlerle iktidara baş kaldırıyor. Resmi rakamlara göre yüzlerce kişi gözaltına alındı, 23 kişi öldü. İsyan, ülkenin ikinci büyük kenti Meşhed’de başladı, kısa zamanda, küçük kentler dahil birçok kente ve başkent Tahran’a kadar yayıldı. 2 ocakta isyan, derinleşerek devam ediyordu.

İşsizliğin çığ gibi büyüdüğü bir ortamda iktidar benzin fiyatlarına zam yapma kararı alırken, milletvekillerinin ikramiyelerini arttırdı. Bu karar, isyana yol açan sebep olarak görünüyor. Aslında kitlelerin öfkesi son bir ay içerisinde arttı. Farklı taşra şehirlerinde gittikçe artan yürüyüşler olmuştu. Emekçiler ve emekliler, ücretlerini ve emeklilik aylıklarını alabilmek için yürüyüşler yapmıştı. Yerel bankaların iflas etmesi sonucu tasarruflarını yitiren dar gelirliler, paralarını geri istiyordu. Tüm bu insanlar, hem hayat pahalılığını hem de temel ihtiyaç maddelerinin kıtlığını teşhir ediyordu.

İlk başta dağınık olan yürüyüşler, 28 aralıkta, “hayat pahalılığına ölüm”, veya “insanlar dilenirken, mollalar tanrılar gibi davranıyor” sloganlarıyla birleşti. Bazı sloganlar da açıkça Cumhurbaşkanı Ruhani ve dini lider Hamaney’i hedef alıyor.

Enflasyon ve temel ihtiyaç maddelerinin kıtlığının nedeni, bir ölçüde ABD ve müttefiklerinin 1979’dan beri uyguladıkları ambargo. Başka bir nedeni ise iktidarı paylaşmakta olan rakip ailelerin ekonomiyi talan etmesi. Hamaney, Ruhani ve onlar gibi diğer aileler; dini kurumları, bakanlıkları, orduyu ve Devrim Muhafızı Pasdaranları denetimleri altında bulundurmalarının sağladığı olanakla, ithalat ve petrol gelirlerine el attılar. Kitlelerin öfkesinin artmasının başka bir nedeni, petrol fiyatındaki düşüş ve 2015’ten sonra kısmen kaldırılan ambargoya rağmen yaşamlarında beklenen bir iyileşme olmaması.

Farklı çıkar çevrelerinin iktidar için kendi aralarında yaptıkları kavgaların da isyanda etkisi olabilir. Örneğin Ruhani taraftarları, 2013’de seçimi kaybeden eski cumhurbaşkanı Ahmedinejad aleyhinde yolsuzluk davası açmıştı. O da son aylarda kitlelerin hoşnutsuzluğunu rakiplerine karşı kullanmaya çalıştı. İlk günlerde taşra kentlerindeki yürüyüşlere karşı ülkenin en büyük baskı gücü olan Pasdaranların göreceli olarak yumuşak davranması, içlerinde Ahmedinejad’ın destekçilerinin olmasıyla açıklanıyor. Başkan yardımcısı Cihangirin de açıkladığı gibi: “Bu olayların arkasında olanlar da yaktıkları yangının sonuçlarına katılmalı (…) eğer sosyal olaylar gelişir ve siyasi hareket onları da sokakta yakalarsa, onları da aşacak.” 30 aralıkta iktidarın Tahran’da tertiplediği kitlesel karşı yürüyüşe rağmen isyan, sürüyor.

İran’da mollalar rejimi, geçmişte birkaç defa isyana ve ABD emperyalizminin düşmanlığına rağmen neredeyse 40 yıldır iktidarda kalmayı başardı. Yapılan baskı, yürüyüşleri bastırabilecek mi, yoksa tam aksine öfkeyi daha da körükleyecek mi? Bu sorunun cevabını önümüzdeki günlerde göreceğiz. Sonuç ne olursa olsun, farklı odaklar arasındaki güç dengesindeki değişme, emekçilerin sokağa dökülmesindeki nedenleri ortadan kaldırmayacak. Çünkü hayat pahalılığına, işsizliğe veya ekonominin zenginler tarafından talan edilmesine son vermeyecek. Bunun da ötesinde rejim, işçi sınıfı için bir diktatörlük, kadınlar için bir hapishane olmaya devam edecektir. LO (03.01.18)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:235 - 8 Ocak 2018  Site yaşamını izle Uluslararası Gündem   ?