Sinif Mucadelesi

Belediyeler üzerinden sahte umut yaratma kampanyası, göle maya çalmak gibi

Pazar 12 Kasım 2017

Nüfusun yarısının yaşadığı illerin belediye başkanları, Erdoğan’ın talebiyle görevlerinden istifa ediyor. Erdoğan, biraz oyalananları, “bedeli ağır olur” diye tehdit etti. Kendisini eleştirenleri de “bizim partimizin iç işi, kimseyi ilgilendirmez” diyerek geçiştiriyor. Aynı Erdoğan, meydanlarda yıllarca “seçimle gelen, seçimle gider” diye demokrasi havarisi rolünü oynamıştı. Şimdi HDP, CHP milletvekilleri, belediye başkanları tutuklu. Elbette görev başındaki AKP’lilerden tek bir tutuklu yok!

Milyonlarca seçmenin tercihinin görmezden gelinmesi yeni değil. Erdoğan’ın kendisi de Siirt milletvekilinin istifasıyla milletvekili seçilmiş, başbakan olabilmişti. Aynı şeyi daha sonra HDP’ye karşı birçok kez yaptılar. Hatta sonuçları beğenmeyince seçimi bile yenilediler. İzledikleri siyasetlerin sonucunu hepimiz yaşıyoruz.

Erdoğan parti kadrosuna, seçmenlere anlatmaları için gerekçeler, bahaneler uydurup anlatıyor. AKP’de istikbal görenler, konuşmalarını coşkuyla dinliyor ama artık sadece onlar dinliyor. Önümüzdeki seçimlerin hiç biri çantada keklik değil, cumhurbaşkanlığı için %50+1 bile garanti değil. Bu nedenle geçmişte olduğu gibi belediyeler üzerinden, rant dağıtma ve hizmet götürme yoluyla, seçmenlerin oyu hedefleniyor.

AKP iktidara bu yolla geldi, iktidarını bu yolla sürdürdü. İlk seçildiğinde ekonomik krizin yükü DSP ve MHP’ye yüklenip neredeyse silinmişlerdi. AKP krizden çıkan ekonominin büyümesinin getirdiği genişlemeyi oya dönüştürdü. 2008’den sonra, dünyada gelişmiş ülkelerde ekonomik kriz nedeniyle gerileme yaşanırken, Türkiye gibi ülkelere akan dünya sermayesinin getirdiği olumlu ekonomik ortamdan bir kez daha yararlandı. Çalışma koşulları kötüleşip emekçilerin hakları gerilese de ücretler, satın alma gücü düşmedi, hatta biraz arttı. Emekçilerin yararlandığı sosyal hizmetler iyileşti. Bunların bir kısmı belediyeler üzerinden yapıldı.

Böylece AKP aracılığıyla, belediyeler üzerinden dağıtılan işlerin getirdiği kazanç, küçük büyük patronların, esnafın, belediye hizmetlerinde iş bulan emekçilerin, sosyal yardımlardan aylığa bağlananların, partiye akmasını, gönüllü taraftarı olmasını sağladı.

Bugün Erdoğan, görünüşte benzeri bir süreç başlatmak istiyor ama bunu gerçekleştirmesi mümkün değil. Çünkü artık ekonomi büyümüyor, aksine küçülüyor. Rekor büyümelerin yerini %3-4 civarında yani nüfus artışının gerisinde kaldığı için gerileme anlamına gelen rakamlar aldı. Erdoğan, olmayan parayı dağıtamaz. Bu nedenle inandırıcı olamıyor, olamaz.

Belediyeler üzerinden dağıtılan para artmasa da yeni ellere verilmesi mümkün. O zaman başka bir sorun çıkıyor; önceki AKP’liler tepki gösteriyor. Yeni seçmenler kazanma çabası, eski seçmeni küstürüyor. Bu nedenle Erdoğan, “dava partisiyiz” deyip duygulara sesleniyor. Ancak herkes lafla karnını doyuramayacağını bilir.

AKP düşüş sürecine girdi. Ömrünü ekonomik gerilemenin seyri ve hızı belirleyecek. Belediyeler üzerinden süren kavga, kitlelere yeni bir sahte umut oluşturarak göz boyama kavgasıdır. Buradan ne ekonomik gerilemeye, ne OHAL baskılarına, ne her gün yaşadığımız somut sorunlara, ne de kötüleşen toplumsal hizmetlere bir çözüm çıkar. (01.11.17)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:233 - 3 Kasım 2017  Site yaşamını izle Başyazı   ?