Sinif Mucadelesi

“Başkanlık” sistemi işçi sınıfına saldırıyla başlıyor!

Pazar 4 Haziran 2017

AKP, ilk iktidara geldiğinde meclisten geçirdiği ilk kanunlardan biri, işçilerin haklarını daha da kısıtlayan 2003 tarihli 4857 sayılı yeni iş kanunuydu. Yeni sistemin ilk büyük adımı da, yine işçi haklarına bir saldırı olan, 1980’de darbeci generallerin başaramadığını OHAL ile başarıp, kidem tazminatının fona dönüştürülmesi olacak gibi görünüyor. Böylece patronları masraftan kurtaracağı gibi işçinin hakkı kuşa dönecek.

Kıdem tazminatı, 1936 yılında çıkan ilk iş kanununda bir hak oldu. Zaman içinde, işçi mücadeleleri sonucunda kapsamı genişledi. Patronların isteğiyle 1976, 1984 ve 2002’de fon kanunları tasarısı hazırlandı ama çıkamadı. Askeri darbenin ilk kararlarından biri Eylül 1980’de kıdem tazminatına sınırlama getirilmesiydi. Bir ay sonra fon kurulması kararı çıktı. Ancak işçi sınıfından gelen tepkiler nedeniyle fon kurulamadı.

Kıdem tazminatı, aslında işçinin ödenmeyen, patronun cebinde kalan ücretidir. Çünkü ücret belirlenirken, vergi, SGK ödemeleri gibi kıdem tazminatı da hesaba katılır. Diğerleri ödenirken, kıdem tazminatı, işçinin çalıştığı süre boyunca patronun kullanımında kalır. Zaten işçi, kendi ücretini, tazminatını, her tür ödemeyi, çalışmasıyla kendisi üretir.

İşte şimdi Erdoğan, patronlara büyük kıyak yapıp, işçiye ödemedikleri parayı onlara hediye edip patronların desteğini alarak zor durumdaki iktidarını, biraz daha sürdürmek istiyor.

AKP hükümetleri, sadece patronlara hizmet etti. Patronlar, semirdi, işlerini büyüttüler, kâr patladı, kasaları doldu, dünyaya açıldılar. Bunu sadece işlerini büyüterek yapmadılar, siyasilerin, devlet görevlilerinin, hakimlerin, savcıların, profesörlerin desteğiyle kanunları, kuralları, işçi haklarını, iş güvenliğini hiçe sayarak yaptılar. Bu dönemlerde işçi haklarında çok az iyileşme oldu. Ankara’da TEKEL işçileri 4/C’yi iyileştirdi, Bursa’da Renault işçileri sendikal hakkın uygulanmasını sağladı. Hepsi işçinin çetin mücadelesiyle oldu: Polis şiddeti, sosyal baskı, işsizlik tehdidi hep vardı. Sadece patronlarına değil, kendilerine karşı herekete geçen tüm devlet kurumlarına karşı da mücadele etmek zorunda kaldılar.

İşte bu potran düzenin başında Erdoğan var. İktidara geldiğinde devleti “tüccar” gibi yöneteceğini söyleyerek destek istiyordu. Şimdi kendi işlerini de büyüttü, büyük bir patron olarak kibirli, işçi düşmanı ve acımasız. Akbank, Şişecam grevi yasakları, işçi mücadelesine düşmanlığını gösteriyor!

Erdoğan, azalan kârları için OHAL’den şikayet eden TÜSİAD patronlarına, yeni kâr kapısı açamadığından tazminat kıyağı yapıyor. Kıdem tazminatı en çok onların sorunu, Tayyipçi patronlar böyle bir hak tanımıyor bile.

Başta Türk-İş yönetimi olmak üzere sendikacılar, Kıdem Tazminatı fonu gündeme gelirse genel grev yapılacağını yıllarca tekrarladı. Şimdi mücadele zamanı geldi ancak sendikalar, işyerlerinde gerekli hazırlığı, eğitim ve örgütlenme çalışmasını yapmıyor. İşçiler mücadele etmek istediğinde, her zaman yaptıkları gibi işçinin öfkesini boşaltacak, hatta burnunu sürtecek göstermelik eylemler düzenleyecekler.

Anlatılan tatlı masallara, sendikacıların mücadaleyi yokuşa sürmelerine rağmen, işçi sınıfının bugünkü girişimi de boşa çıkarmaya gücü var. Aksi taktirde mutlaka arkası gelecek. Emeklilik yaşını gündeme getirmeleri boşuna değil! Patronları ve patronlara yaranarak iktidarını korumak isteyen siyasetçileri geriletmeyi, işçi sınıfı bir kez daha başarabilir. (01.06.17)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:228 2 Haziran 2017  Site yaşamını izle Başyazı   ?