Sinif Mucadelesi

Erdoğan, kapitalist çürümenin ve kendi yaptıklarının sonuçlarını yaşıyor!

Pazar 4 Haziran 2017

Mecliste kurulan FETÖ komisyonu, sadece AKP’li vekillerin ön raporunu açıkladı. 600 sayfa tutan rapora göre FETÖ örgütünün tespit edilen tek siyasi bağlantısı, Gülen’in 1967 yılında CHP’ye yaptığı iddia edilen bağış makbuzu oldu!

İçişleri Bakanlığı, FETÖ örgütüne ilişkin 150 bin kişinin soruşturulduğunu açıkladı. Ne mutlu, içinde tek bir siyasetçi yok!

FETÖ “ana davası” denen üst düzey komutanların yargılandığı duruşmalar da başladı. Bazı subaylar, MİT’e ve diğer yetkili kurumlara aylar öncesinden bilgi, rapor verdiklerini söylüyor. Darbeyi sağır sultan bile biliyormuş ama tek bir siyasetçi bilmiyormuş, çünkü hiç birinin FETÖ bağlantısı yok!

Erdoğan, açık açık Gülen’e “ne istediyse verdik” demişti, daha önce de açıktan açığa 40 milletvekili isteyen Gülenle sayıyı indirmek için pazarlık yapmıştı.

Eğitim, sağlık, hukuk ve diğer alanlarda, en alt kademede çalışan memurlar bile bir dönem FETÖ’cü olmadan, ya da FETÖ’cüymüş gibi görünmeden terfi alınmadığnı çok iyi biliyor. Okullarda din dersi öğretmenlerinin tümünün müdür olarak atanması nedeniyle, öğretmen açığı oluştuğu unutulmadı. İmamların, itfaiyeye müdür, hatta her yere müdür oldukları dönem çok eski değil.

Açıklanan bilgiler, muhalefetin iddia ettiği gibi AKP’yi, siyasetçileri aklamakla sınırlı değil. Bunun ötesinde FETÖ ile siyasetin, devlet kurumlarının içe içe geçtiği gizleniyor. Bir dönem FETÖ’cü olarak mevki alanlar, kazanç elde edenler, Erdoğan’ın savaş açmasına rağmen, belli ki aynı hızla yollarından dönmediler. En iyi ihtimalle, Erdoğan ile Gülen arasındaki iktidar kavgadasında arada kalıp çıkarlarının tehlikeye girmemesi için tepkisiz kaldılar.

AKP artık, geçmişte CHP’nin olduğu gibi devletle bütünleşti. Doğrudan devlet kurumları ve devlet kurumları üzerinden bağlantılı işler, AKP çevrelerinin çıkar alanı. İşsizliğin, hayat pahalılığının tırmanışı, kavgayı sertleştiriyor. AKP’yi devlet üzerinden rant dağıtma merkezine dönüştüren bizzat Erdoğan oldu.

Şimdi partisinin de başına geçip partisini dönüştürmek, eskisi gibi “ideoloji ve hizmet üreten” hale getirmek istediğini söylüyor.

Ancak bunu başarması çok zor. Çünkü AKP, üzerinde yükseldiği düzen gibi çürüme aşamasına girdi. AKP’yi büyüten kadrolar, iktidara geldiklerinde öyle olmasalar da siyasetten, devlet kurumlarından kendilerini dışlanmış hissediyorlardı. Şimdi siyasetin, devletin kendisi oldular. O zaman dönüşüm, kendilerini iktidara ve güce ulaştırmak demekti, şimdi dönüşüm, kendilerinin yerlerinden olması demek.

Erdoğan’a ne kadar hayran, ona bağlı, geleceklerini ona bağlasalar da AKP kadroları, değişime direnme konumunda kalacak. Bu nedenle Erdoğan tüm iktidarı elinde toplamak istiyor. Hiç beklemeden partisinin başına geçmek istemesi bu yüzden. Bakanları, belediye başkanlarını, parti yöneticilerini bizzat yönlendirmek istiyor.

Bir yanda FETÖ soruşturması tehdidi altındaki siyasetçileri, bürokratları rahatlatarak, kendine sadık tutmaya çalışırken öte yanda yine FETÖ soruşturması tehdidiyle tüm muhaliflerini eziyor.

Ancak ne AKP yönetine gelmesi ne yeni sistem, Erdoğan’ın çürüyüp iktidardan düşme derdine çare olamaz. Belki süreci uzatacak, kesin olarak daha acımasızlaştıracak ama sonuç değişmeyecek. (01.06.2017)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:228 2 Haziran 2017  Site yaşamını izle Siyasetin Gündemi   ?