Sinif Mucadelesi

2014 yılı, işçi sınıfını için yeni bir düzen mücadelesinde başarılı bir yıl olsun!

Çarşamba 8 Ocak 2014

Türkiye dahil bütün dünya ülkelerinde ekonomik kriz her geçen yıl daha da kötüye gidiyor. Kapitalist sömürü düzenine hizmet veren medya kuruluşları ve kurumlar emekçileri uyutmak, dikkatini iğreti gündemler yaratarak başka taraflara çekmek için tüm olanaklarını ve sınıf birikimlerini kullanıyor. Böl ve yönet yöntemleriyle emekçileri mezhep, ulus, meslek temellerinde, kadın erkek, genç yaşlı, kadrolu taşeron temellerinde bölmek için ellerinden gelen her şeyi yapıp sonuçta kendi kapitalist düzenlerinin doğasında olan krizin bedelini biz emekçilere ödetiyorlar.

Artık buna dur demenin zamanı geldi ve geçmek üzere. Türkiye’de ve dünyanın tüm diğer ülkelerinde, üretim ve toplum için gerekli olan istisnasız bütün mal ve hizmetler, emekçiler tarafından üretiliyor. Emekçiler durduğunda, greve gittiğinde ne görüyoruz: Her şey duruyor, hayat duruyor. Mutlaka gerekli olduklarını iddia eden para babaları durunca ne duruyor? Hiçbir şey durmuyor, çünkü onlar, emekçilerin sırtından servet edinen asalaklar sınıfı. Ama hem mali iktidar ve hem de devlet iktidarı onların ellerinde, onların hakimiyetinde olduğu için insanlık bolluk içinde açlık ve yoksulluk çekiyor. Bu ne kader ne de alın yazısıdır ve olamaz!

İnsanca bir düzende yaşamak için gerekli şartlar, yani sanayi üretimi, tarım, bilim ve teknoloji, bütün kamu hizmetleri ve bunları geliştirme olanakları mevcuttur. Örneğin Birleşmiş Milletler, tarım sektöründe yıllarca çalışmış bir tarım uzmanı dünya tarımının bugünkü haliyle bile 12 milyar insanı besleyebilecek kapasitede olduğunu anlatıyor. Buna rağmen, dünyada yaşayan 7 milyar insanın bir milyarı açlıktan ölüyor ve bu kapitalist düzene son vermezsek ölmeye devam edecek.

O halde çözüm nedir? Çözüm kesinlikle bir kurtarıcı veya hırsızlıkları, yolsuzlukları ayyuka çıkmış AKP yerine CHP veya o tipte bir partinin iktidara gelip bizi kurtarmasını beklemede değil. Her şeyi üreten biz işçi sınıfı, emekçiler, bütün engelleri aşarak temel çıkarlarımız etrafında birleşerek hem biz emekçilerin hem de bütün insanlığın ihtiyaçlarını gidermeyi amaçlayan bir düzen kurabilme gücüne sahibiz. Kapitalist düzenden bir çare beklemek boşuna.

Kapitalist düzen, 1914’ten önce ekonomiyi tıkadı ve çözüm olarak Birinci Dünya Savaşı’nı çıkardı. 1939’dan önce yine ekonomiyi tıkadı ve çözüm olarak insanlığa İkinci Dünya Savaşı’nı yaşattı. Şimdi ekonomiyi yine tıkadı. Eğer kapitalizmin tıkanan ekonomiyi kazasız belasız düze çıkaracağını beklersek, başımıza neler gelebileceğini öngörmek için dünyanın farklı yerlerinde yaşanan vahşetleri göz önünde bulundurmak yeterli.

Evet, her şeye rağmen moralimizi bozmadan üretimden gelen gücümüzü kullanarak bu doğrultuda adım adım ilerlemeliyiz. İlk aşamada can alıcı önlemlerden başlamalıyız: Mevcut işler tüm emekçiler arasında, hiçbir ücret kaybı olmadan paylaşılmalı ve işsizlik diye bir şey kalmamalı. Herkese insanca yaşayabilecek bir gelir verilmeli. Eğitim, sağlık, ulaşım, belediye hizmetleri ve bütün toplum hizmetleri bir vurguncu azınlığın cepini doldurmak için değil, kitlelerin temel ihtiyaçlarını karşılamak için yeniden düzenlenmeli. Böyle bir şey hayal mi? Esas hayal bu kapitalist düzenden çare beklemektir!

Evet, tek çare emekçilerin mücadelesinde: İşçi sınıfının tarihi, 1871 Paris Komünü ve 1917 Rus devrimi bu açıdan önemli bir miras ve birikim. Evet, bizler bunları temel alarak daha iyisini yapabiliriz ve yapmalıyız! Dileğimiz, 2014 yılının bu yolda önemli bir adım teşkil etmesidir.